|
Tweet |
“OKUMUŞ CAHİLLİK DAHA TEHLİKELİDİR”
Cahilliğin yalnızca eğitim düzeyiyle açıklanamayacağını ifade eden Teoman Mutlu, kişinin kendisini geliştirmemesi ve gerçeği gördüğü hâlde kabul etmemesinin asıl problem olduğunu söyledi.
“İnsan hiç tahsil görmeden de bilge olabilir. Âşık Veysel ve Yunus Emre bunun en güçlü örneklerindendir. Asıl tehlike, bilgiye ulaşabildiği hâlde sorgulamayan ve gerçeği reddeden okumuş cahilliktir.” ifadelerini kullandı.
“SİYASETÇİLER SORGULANARAK DEĞERLENDİRİLMELİ”
Siyasi tercihlerin kör bir bağlılıkla yapılmaması gerektiğini belirten Mutlu, bir siyasetçinin geçmişinin, başarılarının, projelerinin, ekibinin ve güvenilirliğinin mutlaka sorgulanması gerektiğini kaydetti.
“Bir kişiyi yalnızca iyi konuşuyor diye desteklemek doğru değildir. Bu ülke için ne yapmış, ne üretmiş, hangi eseri bırakmış; bunlara bakmak gerekir.” şeklinde konuştu.
“ÖN YARGI TOPLUMU YANLIŞA SÜRÜKLER”
Mutlu, “Bizim parti her zaman doğrudur”, “Benim hemşerim mutlaka iyidir” ya da ideolojik kimlikler üzerinden yapılan genellemelerin sağlıklı bir değerlendirme biçimi olmadığını ifade etti.
“Atatürk’ün ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözü de kutsal metinlerdeki düşünme ve araştırma çağrısı da aynı noktaya işaret ediyor: Akılla hareket etmek, gerçeği araştırmak ve yanlışın kimden geldiğine bakmadan yanlış diyebilmek.” değerlendirmesinde bulundu.
“YANLIŞI YAPAN KİM OLURSA OLSUN YANLIŞTIR”
Teoman Mutlu, siyasi veya kişisel yakınlığın hiçbir hatayı meşrulaştırmayacağını belirterek, “Dürüstlük, namus ve ahlak ölçümüz olmalıdır. Bir insana yakın olmak onun yanlışlarını doğru hâle getirmez. Siyasette de toplum hayatında da ölçümüz aidiyet değil, akıl, ahlak ve liyakat olmalıdır.” ifadelerini kullandı.